İçeriğe geç
Stok Yönetimi

Konsinye Satış Nedir? Kimler İçin Mantıklı, Nasıl Yapılır?

Welda Ekibi8 dk okuma11 Kasım 2025

Konsinye satış, bir ürünün mülkiyeti üretici veya tedarikçide kalarak mağazaya bırakılması, mağazanın bu ürünü kendi rafında sergileyip satması ve satış gerçekleştikçe üreticiye ödeme yapmasıdır; bu modelde mağaza ürünü peşin satın almadığı için stok riskinin büyük kısmı üretici tarafında kalır. Türkiye'de özellikle el sanatları, yerel tasarım markaları, yeni gıda üreticileri ve sanat eserleri satışında yaygın kullanılan bu yöntem, doğru sözleşme ve takip olmadan hem üretici hem mağaza için belirsizlik kaynağına dönüşebilir.

Konsinye satış normal toptan satıştan nasıl farklıdır?

Toptan satışta mağaza ürünü peşin veya vadeli olarak satın alır ve mülkiyet satış anında mağazaya geçer; ürün satılmasa bile mağaza bedeli öder. Konsinyede ise mülkiyet satılana kadar üreticide kalır, mağaza sadece aracılık eder ve genellikle satış tutarının belirli bir yüzdesini (komisyon) kendine ayırır. Bu fark, iki tarafın da risk dağılımını kökten değiştirir: toptan satışta risk mağazadadır, konsinyede risk büyük ölçüde üreticidedir.

Bir mağaza sahibi için konsinye, sermaye bağlamadan ürün çeşitliliğini artırmanın yoludur; bir üretici için ise konsinye, kendi mağazası veya güçlü bir dağıtım ağı olmadan ürününü raflara ulaştırmanın yoludur. İki taraf da avantaj bekler ama riskler simetrik değildir, bu yüzden sözleşme detayları büyük önem taşır.

Konsinye satış kimler için mantıklı?

Konsinye satış, özellikle satış performansı belirsiz yeni ürünlerde ve düşük hacimli, yüksek birim değerli ürünlerde mantıklıdır; çünkü mağaza büyük bir sermaye riskine girmeden ürünü test edebilir. En yaygın kullanıldığı alanlar şunlardır:

  • El sanatları ve yerel tasarım ürünleri: Küçük atölyelerin ürettiği takı, seramik veya deri ürünler, genellikle konsept mağazalarda konsinye olarak sergilenir; bu sayede atölye kendi mağazasını açmadan geniş bir müşteriye ulaşır.
  • Sanat eserleri ve el yapımı objeler: Galeriler çoğunlukla sanatçının eserini satın almaz, konsinye olarak sergiler ve satıldığında komisyon alır.
  • Yeni gıda ve kozmetik markaları: Marketler, tanınmamış bir markanın ürününü ilk aşamada peşin almak yerine konsinye kabul ederek riski azaltır; marka satış performansını kanıtladıkça toptan alıma geçilebilir.
  • Mevsimlik veya deneme amaçlı ürün grupları: Bir mağaza yeni bir kategoriye girmeyi düşünüyorsa, önce konsinye ile talebi test edip sonra kalıcı stok kararı verebilir.

Eskişehir'de bir konsept mağaza, çevredeki beş farklı el sanatları atölyesinin ürünlerini konsinye olarak kabul ederek hem kendi sermayesini büyütmeden ürün çeşitliliğini artırdı hem de atölyelere kendi mağazalarını açmadan satış kanalı sağladı; bir yıl sonunda en çok satan üç atölyeyle toptan anlaşmaya geçildi.

Konsinye sözleşmesinde nelere dikkat edilmeli?

Yazılı bir konsinye sözleşmesi olmadan bu ilişkiye girmek, ileride sayım, hasar ve ödeme konusunda ciddi anlaşmazlıklara yol açar; sözleşme kısa da olsa dört temel maddeyi mutlaka içermelidir.

Sayım ve mülkiyet takibi nasıl netleştirilir?

Sözleşmede, konsinye ürünün ne sıklıkla sayılacağı ve sayım sırasında iki tarafın da hazır bulunup bulunmayacağı açıkça yazılmalıdır; aylık veya üç aylık ortak sayım, hem üreticinin hem mağazanın stok üzerinde ortak görüşe sahip olmasını sağlar. Sayımın nasıl doğru yapılacağı genel olarak stok sayımı nasıl yapılır yazısında ele alınıyor; konsinye ürünlerde bu sayımın kendi stoğunuzdan ayrı bir liste olarak yapılması gerektiği unutulmamalı.

Hasar ve kayıp sorumluluğu kime ait olmalı?

Mağazada sergilenirken kırılan, kaybolan veya çalınan konsinye ürünün sorumluluğunun kime ait olduğu sözleşmede net yazılmalıdır; bazı anlaşmalarda mağaza hasarlı ürünü karşılamayı kabul eder, bazılarında risk üreticide kalır. Bu netlik olmadan yaşanan bir hasar olayı, ilişkiyi bozacak kadar ciddi bir anlaşmazlığa dönüşebilir.

Ödeme dönemi nasıl belirlenir?

Konsinye satışlarda ödeme genellikle belirli bir dönem sonunda (haftalık, aylık) yapılan satışların toplamı üzerinden hesaplanır; ödeme döneminin net tarihi ve ödeme şeklinin (nakit, havale, cari mahsup) sözleşmede yazılı olması, üreticinin kendi nakit akışını planlayabilmesi için önemlidir. Bu konudaki genel prensipler nakit akışı yönetimi yazısında da işleniyor.

Konsinye stok kendi stoğunuzdan nasıl ayrı takip edilir?

Konsinye ürünü kendi satın aldığınız stokla aynı havuzda tutmak, hem muhasebe hem envanter açısından ciddi bir hatadır; çünkü konsinye ürün sizin mülkiyetinizde değildir ve bilanço, stok değeri raporu gibi belgelerde ayrı gösterilmesi gerekir. Pratikte bu ayrım, ürün kartında 'konsinye' etiketi taşıyan ayrı bir stok kategorisi açmakla sağlanır.

  • Ayrı SKU veya kategori tanımlayın: Konsinye ürünler kendi stok kartında ayrı işaretlenmeli, satış raporunda hangi ürünün konsinye olduğu her zaman görülebilmelidir.
  • Satış anında otomatik ayrım yapın: Bir konsinye ürün satıldığında, sistem bunu hem kendi cironuza hem de üreticiye ödenecek tutara otomatik yansıtmalı; elle takip edilen bir sistemde bu ayrım kolayca unutulur.
  • Üretici bazlı rapor tutun: Birden fazla üreticiden konsinye ürün alıyorsanız, her üretici için ayrı satış ve ödeme raporu tutmak, dönem sonu hesaplaşmayı hızlandırır.

Welda Stock gibi bir stok yazılımında konsinye ürünler ayrı bir stok tipi olarak tanımlanabilir; bu sayede satış anında hem genel ciro hem üreticiye borç bakiyesi otomatik güncellenir, dönem sonunda elle hesap yapmaya gerek kalmaz.

Konsinye komisyon oranı nasıl belirlenir?

Konsinye satışta mağazanın alacağı komisyon oranı genellikle satış tutarının yüzde 20-40'ı arasında değişir; bu oran ürünün kâr marjına, mağazanın müşteri trafiğine ve raf konumuna göre farklılaşır. Yüksek trafikli, vitrin önü bir konumda sergilenen ürün için mağaza daha yüksek komisyon talep edebilirken, arka rafta duran bir ürün için oran daha düşük tutulabilir.

Komisyon oranı belirlenirken üreticinin kendi maliyetini karşılayıp makul bir kâr bırakacak şekilde geriye doğru hesap yapması önemlidir; sadece mağazanın talep ettiği oranı kabul etmek, üreticiyi zarar sınırına itebilir. İstanbul'da bir el yapımı sabun üreticisi, ilk konsinye anlaşmasında mağazanın talep ettiği yüzde 45 komisyonu sorgulamadan kabul ettiğinde, üretim maliyeti ve kendi emeğini hesaba kattığında bu oranla neredeyse kâr etmediğini fark etti; bir sonraki anlaşmada oranı yüzde 30'a çekip kendi maliyet hesabını mağazayla paylaşarak pazarlık yaptı.

Konsinye satışta fatura ve KDV nasıl işler?

Konsinye satışta fatura, ürün mağazaya teslim edildiğinde değil, ürün gerçekten satıldığında kesilir; çünkü mülkiyet devri satış anında gerçekleşir, teslim anında değil. Bu ayrım, birçok yeni üreticinin karıştırdığı bir noktadır ve yanlış zamanlı fatura kesimi hem KDV beyanında hem gelir tablosunda hataya yol açar.

Pratikte mağaza, dönem sonunda satılan konsinye ürünlerin bir listesini (irsaliye veya satış raporu şeklinde) üreticiye iletir, üretici bu listeye göre fatura keser ve mağaza ödemeyi bu fatura karşılığında yapar. Bu sürecin düzenli ve zamanında işlemesi için her iki tarafın da kendi kayıtlarını tutması, mutabakat anındaki farkları en aza indirir; vergisel detaylarda mali müşavir görüşü almak, özellikle KDV oranı farklı ürün gruplarında karışıklığı önler.

Konsinye satışın riskleri nelerdir?

Konsinye satışın en büyük riski, mağaza açısından raf alanının düşük getirili bir ürünle işgal edilmesidir; sergilenen ürün satılmazsa mağaza hem yer kaybeder hem de o alana konabilecek başka bir ürünün potansiyel cirosunu kaçırır. Üretici açısından risk ise, ürünün mağazada kaybolması, hasar görmesi veya mağazanın ödemeyi geciktirmesidir.

  • Raf alanı fırsat maliyeti: Konsinye ürün üç ay boyunca hiç satılmazsa, o rafa konabilecek hızlı satan bir ürünün cirosu kaçırılmış olur.
  • Envanter karmaşası: Kendi stoğunuzla konsinye stoğu karıştırmak, sayım ve kâr-zarar hesaplarını yanlış çıkarır; bu konudaki doğru hesaplama kâr-zarar analizi yazısında anlatılıyor.
  • Ödeme gecikmesi riski: Mağazanın kendi nakit sıkışıklığı yaşadığı dönemlerde konsinye ödemeleri geciktirmesi, üretici için ciddi bir nakit akışı sorunu yaratabilir.
  • İade ve hasar anlaşmazlığı: Sözleşmede net olmayan hasar sorumluluğu, iade süreçlerinde yaşanan anlaşmazlıklara benzer şekilde ilişkiyi gerginleştirebilir; bu konudaki genel yaklaşım iade ve değişim yönetimi yazısında ele alınıyor.

Konsinye satışın avantajları nelerdir?

Mağaza tarafında en büyük avantaj, sermaye bağlamadan ürün çeşitliliğini artırabilmek ve yeni bir ürün kategorisinin talebini gerçek satış verisiyle test edebilmektir; bu, toptan alım kararı vermeden önce riski büyük ölçüde azaltır. Üretici tarafında ise avantaj, kendi mağazası veya güçlü bir dağıtım kanalı olmadan ürününü müşteriyle buluşturabilmek ve marka bilinirliğini artırabilmektir.

Konya'da bir hediyelik eşya mağazası, konsinye modelle çalıştığı on iki farklı üreticiden gelen ürünler arasından en çok satan dördünü altı ay içinde belirledi ve bu dört üreticiyle toptan anlaşmaya geçerek hem daha iyi fiyat aldı hem de kendi kâr marjını artırdı; konsinye, bu noktada bir deneme ve eleme mekanizması olarak işledi.

Konsinye satışta sık yapılan hatalar nelerdir?

En sık yapılan hata, sözlü anlaşmayla konsinye ilişkisine başlamaktır; yazılı sözleşme olmadan yaşanan bir hasar, kayıp veya ödeme anlaşmazlığında taraflardan hiçbiri kendi haklarını net şekilde savunamaz. İkinci sık hata, konsinye stoğu kendi stoğunuzla aynı raporda göstermektir; bu durum hem stok değeri raporunu hem de gerçek kâr marjınızı yanıltır.

  • Düzenli sayım yapmamak: Konsinye ürün ay boyunca hiç sayılmazsa, kaybolan veya hasarlı ürünler fark edilmeden birikir.
  • Komisyon oranını net yazmamak: Komisyon yüzdesi sözleşmede açık değilse, dönem sonu hesaplaşmasında anlaşmazlık çıkar.
  • Toptan satış potansiyelini gözden kaçırmak: Uzun süre iyi satan bir konsinye üründe toptan anlaşmaya geçmeyi değerlendirmemek, hem mağazanın kâr marjını hem üreticinin nakit akışını iyileştirecek bir fırsatı kaçırır; bu geçişin mantığı toptan satış yönetimi yazısında ele alınıyor.

Konsinye ilişkisi ne zaman sonlandırılmalı?

Bir konsinye ilişkisini sonlandırma kararı, genellikle üç ayrı belirtiden birinin ortaya çıkmasıyla gündeme gelir: ürünün üç aydan uzun süredir hiç satılmaması, ödemelerin düzenli gecikmesi veya sayım sırasında tekrarlayan tutarsızlıklar. Bu belirtilerden biri görüldüğünde ilişkiyi hemen bitirmek yerine önce nedenini araştırmak (ürün mü, yerleşim mi, fiyat mı) daha sağlıklı bir karar verdirir.

Sonlandırma kararı verildiğinde, kalan ürünlerin iadesi ve son hesaplaşmanın nasıl yapılacağı zaten sözleşmede tanımlı olmalıdır; bu netlik, ilişki bittiğinde bile iki tarafın da kayıpsız ayrılmasını sağlar. İyi yönetilen bir konsinye ilişkisinde sonlandırma nadiren yaşanır, çünkü düzenli takip sorunları büyümeden önce yakalar.

Sonuç: konsinye, doğru takiple düşük riskli bir büyüme aracıdır

Konsinye satış, hem mağaza hem üretici için düşük riskli bir deneme ve büyüme aracı olabilir, ama bu ancak yazılı bir sözleşme ve kendi stoğunuzdan ayrı, düzenli takip edilen bir sistemle mümkündür. Sayım, hasar sorumluluğu ve ödeme dönemi netleştirilmeden kurulan bir konsinye ilişkisi, taraflardan biri için er ya da geç hayal kırıklığına dönüşür.

Konsinye ürünlerinizi kendi stoğunuzdan ayrı, ürün ve üretici bazında raporlanabilir şekilde takip etmek isterseniz Welda Stock bu ihtiyacı karşılayacak şekilde kurulabilir; kendi mağazanız için konsinye sistemi kurma konusunda destek almak isterseniz iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Paylaş Twitter/X

Welda'yı kendi işletmenizde deneyimleyin.

İlgili yazılar