İçeriğe geç
SEO

SEO Teklifi Değerlendirme: Kırmızı Bayraklar ve Doğru Sorular

Welda Ekibi10 dk okuma15 Temmuz 2026

Önünüzde birkaç sayfalık bir SEO teklifi duruyor. Rakamlar makul görünüyor, sunum özenli, ekip görüşmede ikna ediciydi. Aklınızdaki soru ise net: Bu teklif işimizi gerçekten büyütür mü, yoksa aylarca fatura ödeyip yerimizde mi sayarız? Kısa cevap şu: Bir SEO teklifini değerlendirmek için SEO uzmanı olmanız gerekmiyor. Teklifte altı temel unsurun bulunup bulunmadığını kontrol etmek, birkaç kırmızı bayrağı tanımak ve ajansa doğru on soruyu sormak, kötü bir anlaşmayı imza atmadan yakalamanız için çoğu zaman yeterlidir. Bu yazı, tam da bu kontrol listesini adım adım önünüze koyuyor.

Karar küçük değil. Türkiye'de kurumsal bir SEO çalışması genellikle 6-12 aylık sözleşmelerle yürür ve aylık bütçeler kapsama göre 15.000 TL ile 80.000 TL arasında değişebilir. Yanlış seçimin maliyeti yalnızca ödenen ücret de değildir: Kaybedilen 6-12 ay boyunca rakipleriniz içerik ve otorite biriktirir; kötü uygulamalar ise sitenize temizlenmesi aylar sürecek zararlar bırakabilir. Fiyatların nasıl oluştuğunu SEO ajansı fiyatları ve seçimi yazısında ayrıntılı inceledik; bu yazının odağı ise elinizdeki teklifin kalitesini ölçmek.

İyi bir SEO teklifinde mutlaka olması gereken 6 unsur

Teklifi okurken şu altı başlığı tek tek işaretleyin. Birinin eksik olması tek başına "hayır" anlamına gelmez; ama ajansa sormanız gereken bir soru var demektir. Üçü veya daha fazlası eksikse teklif büyük olasılıkla bir şablondan çıkmıştır ve hizmetin de şablon olma ihtimali yüksektir.

1. Sitenize özgü ön inceleme bulguları

Ciddi bir ajans, teklif hazırlamadan önce sitenize en azından bir ön bakış atar: mevcut organik trafik seviyesi, indekslenme durumu, göze çarpan teknik sorunlar, içerik boşlukları. Teklifte "kategori sayfalarınızın çoğunda başlık etiketi aynı" veya "blogunuz sekiz aydır güncellenmemiş" gibi size özgü en az birkaç tespit görmelisiniz. Kapsamlı analiz elbette sözleşme sonrasına kalır — bu sürecin neleri içerdiğini SEO denetimi yazısında anlattık — ama tek bir özgün tespit içermeyen teklif, sitenize hiç bakılmadığının işaretidir.

2. Net kapsam: Neyi, kim, hangi sıklıkla yapacak

"Kapsamlı SEO çalışması yapılacaktır" bir kapsam tanımı değildir. İyi bir teklif işi kalemlere ayırır: teknik iyileştirmeler, içerik üretimi, sayfa içi optimizasyon, otorite (backlink) çalışması. Her kalemde sıklık ve sorumluluk bellidir: Ayda kaç içerik üretilecek, metinleri kim yazacak, revizyon hakkınız var mı, teknik değişiklikleri ajans mı yoksa sizin geliştiriciniz mi uygulayacak? Sizden beklenenler de yazılı olmalı; çünkü SEO tek taraflı yürümez. Onay süreçleri, geliştirici erişimi, ürün ve sektör bilgisi gibi girdiler sizin tarafınızdan gelir ve bunlar gecikirse takvim de gecikir.

3. Ölçülebilir KPI'lar ve gerçekçi zaman çizelgesi

Tek performans göstergesinin "sıralama" olduğu tekliflere temkinli yaklaşın. Sıralamalar konuma ve kişiselleştirmeye göre değişir; asıl soru, organik trafiğin ve bu trafikten gelen dönüşümün — form, telefon, satış — nasıl artacağıdır. İyi bir teklif dönemsel beklenti tanımlar: örneğin ilk 3 ayda teknik temel ve içerik altyapısı, 4-6. aylarda ölçülebilir trafik artışı, 6-12. aylarda dönüşüm ve gelir katkısı. Bu takvim sektöre, rekabete ve sitenizin mevcut durumuna göre esner; nedenlerini SEO ne kadar sürede sonuç verir yazısında ayrıntılı işledik. Üç haftada büyük sıçrama vaat eden takvim, gerçekçilik testini daha baştan kaybeder.

2026'nın bir gerçeğini de hesaba katın: AI Overviews'un yaygınlaştığı sorgu türlerinde gösterim artarken tıklama aynı oranda artmayabilir. Güncel bir teklif bu durumu saklamaz; tıklama dışında görünürlük ve dönüşüm kalitesi gibi ek göstergelerle beklentiyi baştan dürüst kurar.

4. Raporlama düzeni ve veri mülkiyeti

Ayda bir gelen PDF yeterli değildir. Teklifte raporun içeriği (trafik, dönüşüm, yapılan işler, bir sonraki ayın planı) ve görüşme düzeni (aylık değerlendirme toplantısı gibi) tanımlanmalı. Daha da önemlisi veri mülkiyeti: Google Search Console ve GA4 hesapları sizin adınıza açılmalı, ajans bu hesaplara erişim verilen taraf olmalı. Veriyi yalnızca ajansın hazırladığı ekranlardan görüyorsanız, iş bittiğinde geçmiş veriniz de gider ve yeni bir ekiple sıfırdan başlarsınız.

5. Fiyatın gerekçesi

Rakamın altında ne olduğu görünmelidir: Aylık ücret hangi eforları karşılıyor? "Ayda 4 kapsamlı içerik, sürekli teknik iyileştirme, aylık analiz ve strateji toplantısı" diye açan bir teklif ile yalnızca toplam tutar yazan bir teklif aynı güveni vermez. Efor dağılımı ileride "bu ay ne yapıldı?" sorusunun da referans noktası olur; sözleşme sürerken hesap sorabilmenizi sağlar.

6. Sözleşme süresi, fesih ve devir koşulları

Makul bir başlangıç taahhüdü (SEO'nun doğası gereği genellikle 6 ay) anlaşılırdır; süresiz bağlayıcılık değildir. Teklifte fesih koşulları net olmalı: bildirim süresi, varsa cayma bedeli, tarafların yükümlülükleri. En kritik madde ise devir: İş biterse üretilen içerikler, kazanılan bağlantılar, açılan hesaplar ve teknik dokümantasyon kime kalıyor? Doğru cevap her zaman "size" olmalıdır.

Kırmızı bayraklar: Bu ifadeleri gördüğünüzde durun

Aşağıdaki maddelerden herhangi biri teklifte veya görüşmede geçiyorsa, imza öncesinde en az bir kez daha düşünün:

  • "Birinci sıra garantisi." Google, Search Central dokümanlarında hiç kimsenin üst sıralama garantisi veremeyeceğini açıkça belirtir ve bu vaadi, SEO hizmeti alırken dikkat edilmesi gereken uyarı işaretleri arasında sayar. Vaadin neden teknik olarak imkânsız olduğunu birinci sıra garantisi yazısında ayrıntılı açıkladık.
  • "Ayda X backlink" paketleri. Sıralamayı etkilemek amacıyla satın alınan veya toplu üretilen bağlantılar, Google'ın spam politikalarında bağlantı spam'i olarak tanımlanır ve manuel işlem riski taşır. Bağlantıda sayı taahhüdü, kalite taahhüdünün tam tersidir.
  • "Google ile özel ilişkimiz var" veya "gizli yöntemimiz var." Organik sonuçlar için ayrıcalıklı kayıt ya da öncelikli başvuru diye bir mekanizma yoktur. Yöntemini açıklayamayan ajans ya kayda değer bir şey yapmıyordur ya da anlatmak istemeyeceği bir şey yapıyordur.
  • Şablon teklif. Sitenizin adının yalnızca kapak sayfasında geçtiği, sektörünüze dair tek cümle içermeyen teklif seri üretimdir. Seri üretim teklifin arkasından genellikle seri üretim hizmet gelir.
  • Piyasanın belirgin altında fiyat. Kapsamlı bir aylık çalışma en az 30-40 saatlik nitelikli efor gerektirir. Ayda 7.000-8.000 TL'ye "her şey dahil" vaat eden teklif ya bu saatleri fiilen vermiyordur ya da işi tamamen otomasyona ve şablona bırakmıştır.
  • Hesapların ajans mülkiyetinde açılması. Search Console, GA4, reklam hesapları hatta alan adı yönetimi ajansın hesabındaysa, ayrılmak istediğinizde bunlar pazarlık kozuna dönüşür.
  • Süresiz veya ağır cezalı bağlayıcılık. 12 ay zorunlu süre, otomatik yenileme ve yüksek cayma bedeli üçlüsü bir arada duruyorsa, ajans sizi performansla değil sözleşmeyle tutmayı planlıyor demektir.
  • Parlak yapay zekâ vaatleri. 2026'da "AI Overviews'ta garantili görünürlük" veya "GEO paketiyle yapay zekâ aramalarında birinci olun" gibi ifadeler, birinci sıra garantisinin yeni nesil hâlidir. Yapay zekâ özetlerinde ve cevap motorlarında görünürlük büyük ölçüde klasik SEO sinyalleriyle — taranabilirlik, içerik kalitesi, otorite — ilişkilidir ve kimse tarafından garanti edilemez.

Bu maddelerin her biri aynı ağırlıkta değildir. Garanti söylemi, bağlantı paketleri ve gizli yöntem iddiası doğrudan eleme sebebidir; şablon görünümü veya belirsiz fiyat gerekçesi ise önce açıklama istemeyi hak eder. Ajansın kırmızı bayrak sorularınıza verdiği tepki de başlı başına bir test: Savunmaya geçen ekip yerine, "haklısınız, şu maddeyi şöyle netleştirelim" diyebilen ekibi tercih edin.

Ajansa sorulacak 10 soru

Teklif yazılı kontrolü geçtiyse sıra görüşmeye gelir. Bu on soru, aldığınız cevapların içeriği kadar cevaplama biçimiyle de ajansın çalışma kültürünü gösterir:

  1. İlk 90 günde somut olarak ne yapacaksınız? İyi cevap haftalara bölünmüş bir plandır: denetim, öncelik listesi, hızlı kazanımlar, içerik takvimi. "Önce analiz eder, sonra karar veririz" cümlesinin ötesine geçemeyen cevap zayıftır.
  2. Bizim ölçeğimizde ve sektörümüze yakın bir işte süreç nasıl işledi? Birebir rakip referansı beklemeyin — bu bir çıkar çatışması bile olabilir — ama benzer zorluklarla nasıl başa çıktıklarını somut biçimde anlatabilmeliler.
  3. Başarıyı hangi metriklerle ölçeceğiz? Cevapta dönüşüm ve gelir katkısı hiç geçmiyorsa, sizin hedefleriniz değil gösterge panelleri konuşuluyor demektir.
  4. İçeriği kim üretecek, kalite denetimi nasıl olacak? Yapay zekâ destekli üretim bugün olağan; sorun araç değil, denetimsizliktir. İyi cevapta editoryal kontrol, konu uzmanı gözden geçirmesi ve markanıza özgü bilgi girdisi vardır.
  5. Bağlantı kazanımında hangi yöntemleri kullanır, hangilerini reddedersiniz? "Bağlantı satın almayız, site ağları (PBN) kullanmayız; dijital PR ve içerik odaklı çalışırız" netliğini arayın.
  6. Teknik değişiklikleri kim uygulayacak? Ajans yalnızca öneri listesi verip uygulamayı size bırakıyorsa ve sizin geliştirici kaynağınız yoksa, iş kâğıt üstünde kalır. Sorumluluk sınırı baştan çizilmelidir.
  7. Bir algoritma güncellemesinde trafik düşerse süreç nasıl işler? Panik değil protokol duymak istersiniz: etki analizi, etkilenen sayfaların tespiti, aksiyon planı ve gerektiğinde dürüst bir "bazen toparlanma bir sonraki güncellemeyi bekler" açıklaması.
  8. Sözleşme biterse elimizde ne kalır? İçerikler, hesaplar, dokümantasyon ve yapılan işlerin kaydı size kalmalı; devir süreci sözleşmede madde olarak yer almalıdır.
  9. Yapay zekâ aramaları stratejinizi nasıl değiştirdi? AI Overviews'un yaygınlaştığı, tıklamasız aramaların arttığı bir dönemde bu soruya cevabı olmayan ajans güncel değildir. Abartılı vaat de istemezsiniz; "sağlam teknik temel, yapılandırılmış ve kaynak gösterilebilir içerik, marka sinyalleri" çerçevesinde ölçülü bir cevap sağlıklıdır.
  10. Hangi durumda bize "hayır" dersiniz? Belki de en ayırt edici soru. Her bütçeye ve her hedefe evet diyen ajans, önceliklendirme ve kapasite sorunu yaşıyor olabilir. "Şu beklentiyle gelirseniz doğru adres biz değiliz" diyebilen ekip, sınırlarını bilen ekiptir.

Teklif süreci de bir sinyaldir

Değerlendirme yalnızca belgeyle sınırlı değildir; teklifin size geliş biçimi de veri üretir. İlk görüşmede ajans size soru sordu mu? İş modeliniz, kâr marjı yüksek ürünleriniz, satış süreciniz, mevsimsellik, geçmişte denenen çalışmalar — bunları sormayan bir ekip stratejiyi neye göre kuracak? İkincisi, masada kimin oturduğuna bakın: Yalnızca satış ekibiyle mi görüştünüz, yoksa işi fiilen yürütecek uzman da sürece dahil mi? Sözleşme sonrasında muhatabınızın kim olacağını bu aşamada netleştirin. Üçüncüsü, iletişim kalitesi: Sorularınıza dönüş hızı, cevapların netliği ve gerektiğinde "bilmiyorum, kontrol edip döneyim" diyebilme dürüstlüğü, önümüzdeki aylarda yaşayacağınız çalışma ilişkisinin ön izlemesidir. Son bir sinyal de esnekliktir: Kapsamı bütçenize göre daraltıp önceliklendirebilen, gerekiyorsa üç aylık odaklı bir başlangıç dönemi önerebilen ajans, süreci sizin ihtiyacınız üzerinden kurguluyor demektir; her müşteriye aynı paketi satan ajans ise kendi operasyonu üzerinden.

Örnek senaryo: İki teklifi yan yana koyduğunuzda

Kontrol listesinin sahada nasıl çalıştığını görmek için örnek bir senaryo kuralım. Ankara'da endüstriyel mutfak ekipmanı satan bir KOBİ iki teklif alıyor:

Teklif A — ayda 30.000 TL: İki sayfalık ön bulgu listesi (yavaş yüklenen kategori sayfaları, birbirini tekrar eden ürün açıklamaları, dağınık URL yapısı), 90 günlük yol haritası, ayda 4 uzman içerik ve sürekli teknik iyileştirme, KPI olarak organik trafik ve teklif formu dönüşümü, Search Console ve GA4 müşteri mülkiyetinde, 6 ay sözleşme ve 30 gün bildirimli fesih.

Teklif B — ayda 9.000 TL: "100 anahtar kelimede ilk sayfa garantisi", ayda 25 backlink, aylık sıralama raporu, 12 ay bağlayıcı sözleşme, veri erişimi ajans panelinden.

Basit bir efor hesabı tabloyu netleştirir: Araştırması ve redaksiyonuyla nitelikli bir içerik 4-6 saat, aylık teknik iyileştirme döngüsü 10-15 saat, analiz ve raporlama 4-5 saat tutar. Teklif A'nın kapsamı ayda kabaca 35-45 saatlik uzman eforuna karşılık gelir; fiyat bu eforla tutarlıdır. Teklif B'nin 9.000 TL'ye hem "garanti" hem ayda 25 bağlantı vaat etmesi ise ancak iki şekilde mümkündür: otomasyonla üretilmiş düşük kaliteli işler veya hiç yapılmayan işler. Bu senaryodaki asıl risk paranın boşa gitmesi de değildir; spam bağlantı profili yüzünden sitenin manuel işlemle karşılaşması ve temizliğin aylarca sürmesidir.

Bir uyarı da diğer yöne: Pahalı teklif otomatik olarak iyi teklif değildir. Aynı kontrol listesini ayda 60.000 TL isteyen bir teklife de uygulayın; büyük rakamlar da şablonun üzerine yazılabilir.

Karar vermeden önce: Kontrol listesinin özeti

Elinizdeki teklifi üç süzgeçten geçirin. Birincisi, altı temel unsur: size özgü bulgular, net kapsam, ölçülebilir KPI'lar, raporlama düzeni ve veri mülkiyeti, fiyatın gerekçesi, adil sözleşme koşulları. İkincisi, kırmızı bayraklar: garanti söylemi, bağlantı paketleri, gizli yöntem iddiası, gerçekçi olmayan fiyat, ajans mülkiyetindeki hesaplar. Üçüncüsü, on sorunun kritik olanları — özellikle ilk 90 gün planı, veri devri ve "hangi durumda hayır dersiniz" sorusu — için aldığınız cevapların doyuruculuğu. Üç süzgeci de geçen bir teklif, en azından bilinçli bir "evet"i hak eder; geçemeyen teklif için en pahalı hata, "nasılsa denemiş oluruz" diye imzalamaktır.

Welda'nın SEO ekibi olarak her çalışmaya bu yazıdaki ilkelerle başlıyoruz: önce sitenize özgü bir ön inceleme, ardından kapsamı, KPI'ları ve veri mülkiyetini açıkça tanımlayan bir teklif. Nasıl çalıştığımızı SEO danışmanlığı hizmet sayfamızda adım adım anlattık. Elinizde değerlendirmekte zorlandığınız bir teklif varsa — bizden almadığınız bir teklif olsa bile — ikinci bir görüş için iletişime geçin; sorularınızı yanıtlayalım, doğru kararı verecek bilgiyi birlikte netleştirelim.

Paylaş Twitter/X

Welda'yı kendi işletmenizde deneyimleyin.

İlgili yazılar